Kanser cerrahisinde ana hedef kanserli alan,doku ya da hücrelerin tamamen uzaklaştırılmasıdır. Bir tümörün tekrar etmesini ya da bir başka yere sıçramasını önlemek için mutlaka çevresindeki sağlam dokular aleyhine çalışıp 3 cm. kadar alınmalıdır. Bu hedefe ulaşmak her yerde mümkün olmaz. Örneğin bir göz kapağı tümöründe, dudak, diş eti, anal bölge, genital organlarda ve bacakların alt kısımlarında bu kurala uymak klasik cerrahide zordur. Yapılsa dahi operatif güçlükler veya deri grefleri (yamaları) kullanımı söz konusudur. Bunlar başarılsa dahi operasyon bölgesinde çeşitli nedenlerle (kanama, cerrahi aletlere bulaşan hücrelerin bulaşması, vb) bir tek kanserli hücre dahi kalsa 1 milyon yeni kanser hücresi oluşur.
Lazer ile güçlük arzeden çok zor bölgelerde dahi tümörler buharlaştırılarak alınabilir. Üstelik çevre alan, tümör yatağı ve tümör alanı lazer ile taranarak kalma ihtimali olan tümör hücreleri de buharlaştırılmış olur.
Lazer ile klasik cerrahiye göre kanama çok daha azdır. Bu da nüks ya da sıçrama riskini önemli ölçüde azaltır.
Tümörün sağlam dokulara ya da riskli bölgeler üzerinden alınmasında (sinir doku, mukozalar, vb.) lazer cerrahisinin avantajı büyüktür.